Kahve, Çay ve Cilt: Günlük Alışkanlıklar Cildimizi Nasıl Etkiliyor?
Sabah deyince aklına sımsıcak bir fincan kahve ya da tavşankanı bir çay gelmeyen var mıdır? Çoğumuz için sabah rutininin ilk adımı, çayı demlemek ya da filtre kahvenin tuşuna basmaktır. Bu alışkanlık gün içinde de bize eşlik eder. Ama aklımıza o meşhur ve tanıdık sorular gelmeden de olmaz: “Şu an içtiğim bu kahve benim için gerçekten iyi mi?”
Uzmanlar kahve ve çayın kimi zaman faydaları, kimi zaman zararlı etkileri hakkında farklı görüşler paylaşabiliyorlar. Peki konu cildimiz olunca durum nedir? Kahve ve çay cildimize dost mu, yoksa düşman mı?
Ajda Pekkan’ın “Anlamadım Gitti” şarkısında dediği gibi “melek yoksa şeytan mı?
Bu soruya cevap verirken öncelikle şunu hatırlamakta fayda var: Cilt, sadece cilt bakımı ürünlerimize değil; günlük ritmimize, küçük alışkanlıklarımıza ve tekrar eden detaylara da tepki verir. Kahve ve çay da bu hikâyenin sessiz ama etkili parçalarındandır.
Kafeinli İçeceklerin Ciltle İlişkisi
Kafeinli içecekler çoğumuzun hayatında yer alıyor ve cilt üzerinde etkileri tek yönlü değil. İyisinden mi başlayalım? (Evet dediğinizi çok net duyar gibiyiz)
Kafeinin Cilt Üzerinde Olumlu Yönleri
Özellikle çekirdekten öğütülen saf kahveler doğal antioksidanlar içerir. Ayrıca “hafif diüretik” özelliği ile ödemle savaşmamıza da yardımcı olur.
Ama ödem, yani vücuttaki su fazlasını atmak çok güzelken, sınırlar aşılınca vücudun ihtiyacı olan su miktarından eksilmeye başlayabilir. Su sadece “susuzluğumuzu gideren” bir şey değildir.
Su Neden Cilt İçin Bu Kadar Önemli?
Su aynı zamanda:
1. Vitaminlerin hücrelere taşınmasına yardımcı olur,
2. Metabolik süreçlerin sağlıklı ilerlemesini destekler,
3. Kullanım sonrası ortaya çıkan atıkların ve toksinlerin vücuttan uzaklaştırılması sağlar.
Bu mekanizmalar cildimiz için de beslenmek ve yenilenmek açısından çok önemlidir. Dolasıyla suyun eksikliği tüm bu mekanizmaların arızalanması anlamına gelebilir. Ayrıca B vitaminleri gibi suda çözünen vitaminler, su dengesiyle yakından ilişkilidir. Kafein cilt bariyerini etkiler mi sorusu burada devreye giriyor. Çünkü bu vitaminler cilt sağlığını ve bariyer fonksiyonunu destekleyen önemli yapı taşları arasında yer alır. Dengenin bozulduğu dönemlerde ciltte kuruluk, donukluk ya da hassasiyet hissi daha belirgin hale gelebilir.
Kafein, Uyarıcı Etki ve Ciltte Hissedilen Değişimler
Kafeinle ilgili bir diğer konu ise vücutta oluşturduğu uyarıcı etkidir. Kafein; kortizol, adrenalin ve noradrenalin gibi hormonların geçici olarak artmasına neden olabilir. Bu durum kalp atışlarının ve metabolik hızın artmasına, vücudun kısa süreli olarak “harekete geç” moduna girmesine yol açar.
Bu süreçte vücut, suyu daha hızlı kullanma eğilimi gösterebilir. Burada söz konusu olan şey çoğu zaman ciddi bir su kaybı değil, suyun kullanım hızındaki artıştır. Cilt ise bu değişime oldukça hassas olduğu için, ilk sinyali gerginlik ya da kuruluk hissiyle verebilir.
Tüm bu etkiler cildin kurumasına, matlaşmasına, bariyerinin yıpranmasına ve daha kolay yaşlanmasına neden olabilir.
İyi Haberlerle Kapatalım
Eğer başka bir sağlık durumu söz konusu değilse, uzmanların da sıkça önerdiği gibi çay ve kahve tüketimini sabah saatlerinde ve günde 2–3 fincanla sınırlamak, çoğu kişi için daha dengeli bir yaklaşım olabilir. Bu dengeyi yeterli su tüketimiyle desteklemek yani kahve ve su dengesini kurmak ise cildin genel görünümüne katkı sağlar.
Sonuçta kahve ve çay hayatın keyifli parçaları. Bir çay demleyip, birbirimize içimizi döküyoruz, kahvenin ilk yudumuyla gerçekten bir mola verdiğimizi hissediyoruz. Günlük alışkanlar ve cilt farklı uçlarda durmak zorunda değil. Cilt için önemli olan, onları tamamen hayatımızdan çıkarmak değil; cildimizin verdiği küçük sinyalleri fark ederek dengeyi korumak. Bazen bir fincan kahvenin yanına eklenen bir bardak su, cildin ihtiyacı olan farkı yaratabilir.
Menu
İletişim
Üyelik Sözleşmesi
Mesafeli Satış Sözleşmesi
İade Politikası
Çerez Politikası
Kullanıcı ve Gizlilik Sözleşmesi
Kargo Politikası
Banka Hesap Bilgileri
İletişim
Shopify tarafından desteklenmektedir

Yorum yazın: